Dedeşen Köyü Cami ve Türbesi’nin Tarihçesi

Haberi Ekleyen: Haber Ekleme Tarihi: Ara 06, 2013 | Yorum Yaz

dedeşen75Ardahan Göle İlçesine bağlı aynı zamamda Köprülü Beldesi Mahallesi olan Dedeşen köyü  Cami ve Türbe’sinin tarihçesi oldukça geçmişe dayanıyor.

Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında Çaldıran Seferinden dönerken Dedeşen köyü’nün bulunduğu dağın yamaçlarında konakladığı söylenmektedir. Ordununu Konakladığı bu alanda iki kardeşin yaşadığı bu şahısların Şeyh Ahmet ve Şeyh Mehmet hazretleri olduğu söylenmektedir. Bu zatlar Yavuz Sultan Selim Hanın ordusuna ikramda bulunmak ve orduya yemek ikram etmek istediklerin sultana söylerler, sultan bu zatları kırmak istemez ancak koca orduyu nasıl doyuracaklarını da merak ederek ikramı kabul eder. Şeyh Ahmet ve Mehmet iki kazan yemek yaparak koca Osmanlı ordusunu ikramları ile doyururlar ancak kazanlarındaki yemeklerde herhangi bir eksilme olmaz. Sultan zatların Allah Dostu olduğunu anlar ve bu zatlara kendiside ikramda bulunmak ister ancak Allah dostları herhangi bir ikram kabul etmezler. Sultanın ısrarı üzerine bulundukları alanda köy kurmak istediklerini beyan ederler. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim han bu zatlara hitaben dede şen olasınız. Diyerek ordunun konakladığı alana yerleşmelerine izin verir. Bu tarihten sonra yerleşkenin adı DEDEŞEN olarak tanınır.

Dedeşen Köyü’nde Osmanlı döneminde cami ile birlikte türbe, çeşme, hamam ve medrese yapılmıştır. Bunlardan cami, türbe ve çeşme günümüze ulaşabilmiş, harap haldeki hamam samanlık olarak kullanılmaktadır. Medreseden ise hiçbir kalıntı bulunmamaktadır.

Cami tek kubbeli Osmanlı üslubunda yapılmıştır. Kare kaideli kesme taştan caminin önünde bir de son cemaat yeri olduğu, konsol, sütun kaidesi ve sütun gövdesi gibi kalıntılardan anlaşılmaktadır. Batıdan içerisine girilen caminin üzeri pandantiflere dayanan bir kubbe ile örtülüdür. İç mekandaki mihrap ve minberin sanat tarihi yönünden bir özelliği yoktur. İç mekanın kuzeybatı köşesinde orijinal minareye ait merdiven bulunmaktadır. Bu merdivenden bugün kadınlar mahfiline çıkış sağlanmaktadır. Batıdaki girişin soluna 1993 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından silindirik gövdeli ve tek şerefeli bir minare eklenmiştir.Ayrıca köyümüzde bugüne kardar pek az kişinin bildigi birde kapalı çarşısı vardır. zamanlakay bolan birde konağı vardır.

Dedeşen Köyü’nde bulunan bu caminin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Mimari üslubundan ötürü XV.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Osmanlı döneminde Dedeşen Köyü’nde cami, türbe ve çeşme gibi yapıların bulunduğu göz önüne alınacak olunursa XV.yüzyıl Osmanlı eseri olduğu tahmin edilmektedir. Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında Çaldıran Seferinden dönerken burada konakladığı söylenmektedir. Yöre halkı arasındaki yaygın bir söylentiye göre Yavuz Sultan Selim konakladığı bu köyde; Şeyh Ahmed’in ikramından memnun kalmış ve beğenisini “Dede Şen Olasın” diyerek ifade etmiştir. Bu olaydan sonra köyün adı Dedeşen olarak tanınmıştır.

Dedeşen Köyü’nde Osmanlı döneminde cami ile birlikte türbe, çeşme, hamam ve medrese yapılmıştı. Bunlardan cami, türbe ve çeşme günümüze ulaşabilmiş, harap haldeki hamam samanlık olarak kullanılmaktadır. Medreseden ise hiçbir kalıntı bulunmamaktadır.

Cami tek kubbeli Osmanlı üslubunda yapılmıştır. Kare kaideli kesme taştan caminin önünde bir de son cemaat yeri olduğu, konsol, sütun kaidesi ve sütun gövdesi gibi kalıntılardan anlaşılmaktadır. Batıdan içerisine girilen caminin üzeri pandantiflere dayanan bir kubbe ile örtülüdür. İç mekandaki mihrap ve minberin sanat tarihi yönünden bir özelliği yoktur. İç mekanın kuzeybatı köşesinde orijinal minareye ait merdiven bulunmaktadır. Bu merdivenden bugün kadınlar mahfiline çıkış sağlanmaktadır. Batıdaki girişin soluna 1993 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından silindirik gövdeli ve tek şerefeli bir minare eklenmiştir.

Caminin yanındaki hazirede XVIII.-XIX.yüzyıla ait tarih ve sanat tarihi yönünden önemli mezar taşları bulunmaktadır.

Bu Haber Toplamda 2244, bugün ise 1 Defa Görüntülenmiş



Yorum Yaz

.

Haber Arşivi